sevillada artık hayatımız burdakine göre yön alıyordu.burdaki yasam biçimine alışmaya calışıyorduk.mesela öglen 2 de dükkanların kapatılıp saat 5 e kadar uyumaları gibi...bizim buna alışmamız pek kolay görünmüyordu.erdem bey gelene kadar burda kendi basımıza takılacagımızı ögrendik.acıkcası gelmesini iple cekiyoruz.cünkü biz burda hiç bir yeri bilmiyorduk.kendi capımızda gezilmesi gerek yerlerii turist informationdan aldıgımız haritayla gezmeye calısıyoruduk.ayrıca her sabah dil kursuna gidiyorduk.dersin kötü bir yanı vardı.ilk basta inma hanım bize ingilizce üzerinden ispanyolcayı ögretneye kalktı.ancak biz ingilizce bilmiyorduk ki ispanyolcayı ögrenelim.neyseki muzafferde bu yeni ögrendigi dili bize ögretmeye karar verdi.onun sayensinde bişiler ögrenmeye basladık.ders notlarımız ingilizceydi.muzaffer bize bunların türkcesini vererek ögretiyordu.yaklasık 4 gündür her sabah gidip ders alıyorduk.ancak bir gün yagmurun fena bastırması yüzünden ders alamadık.inma hanımın ofisine gidemedik.cünkü ofisi oldukca uzaktı.hergün bu yolu yürüyerek gidiyorduk.acıkcası zevkli oluyordu.cünkü yolda halkın konusmasını duyunca 3 5 kelimenin bile tanıdık gelmesiş bu yolu cekmeye degiyordu.bizi bekleyen ufak sürprizlere acıktık:D:Dher an yeni bir sey karsımıza cıkabilirdi.mesela gecen gün eve gelince kapalı olan bir odanın ısıgının yandıgını gördüm.arkadaslarıma bu eve baskasının girdigini söyleyince güldüler.cok gecmeden içeriden bir adam cıktı.tabi ilk basta sasırdık.hemen kim oldugunu sordum.adam türk değildi.ispanyolca konusuyordu.hemen muzafferi cagırdık.kendisi burda baskasının kalabilecegini söyledi ve bunu erdem bey tarafından bilindigini dile getirdi.acıkcası sok olmustuk.ilk etapta yadırgasakta bu durumu daha sonradan bunlara alıştık.adam cat pat ingilizcesiyle bir arkadasının daha gelecegini söyledi.gelen arkadasının adı ruben di.gercektende bu ispanyollar türklere cok benziyorlar.yada bana öyle geliyor.ikiside cok cana yakın davranıyorlardı bize.herseylerini paylasmaktan cekinmiyorlardı.sayelerinde ispanyolcayı daha cabuk ısınıyorduk.:D:D:Dbu arada muzafferin ögrettigi ispanyolcanın tekrarını evde bunlarla yapıyordukbi kac aksamda beraber takıldık bu arkadaslarla.gercekten eglenceli kişilikler bu ikiside.ikisi ayrıca iş arkadası.pablo ve ruben.ikiside cordobalı..ikiside hastanede otomasyonda calısıyor.erdem bey gelene kadar kendi basımıza kah oraya kah buraya takılıyorduk.bir ara burdaki media marka gitmeye karar verdik.öylede böylede olsa yolu bulduk.orda talihsiz bir olay yasadık.orayı iyice gezdikten sonra dışarı cıktık.hüseyin abiyle karsıdan karsıya gectikten sonra ordaki taxi yolunun belirten demirler var.nasıl olduysa anlamadım hüseyin abiyi birden onlara takılmıs olarak yerde gördüm
fena düşmüştü.1 kac gün agrı sızı cekti.bizde gecer dedik ancak her gecen gün daha kötüye gidiyordu.cumartesi günü onu doktora götürdüm.bizi orda baya bir ugrastırsalarda hüseyin abiyi muayne ettirdik.kaburgasında ufak bir kırık varmıs ancak pek önemli değilmiş.bunlar doktorun lafları.ilacımızı yazdıktan sonra eczaneye gittik.nöbetci eczaneyide bulduk.burda da ilaç farkı alıyolar.2 euro verdik:D:D:Ddaha sonra tekrar evin yolunu tuttuk..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder