17 Aralık 2009 Perşembe

sevilla bir gün....









































































































































sevillada ki 2.günümüz daha cıvıl cıvıl ve daha heyecanlıydı.burda bize eşlik eden muzaffer bize tam anlamıyla bir sevilla ziyafeti sundu.gercektende tarih acısından önemli bir kent oldugunu görmek mükemmel bir duyguydu.bu gezimizde bize erasmusla buraya gelen ve erdem beyin yanında staj yapan muzaffer yardımcı oldu.kendisi 2 aydır burdaymış.gercektende hem ispanyolcayı hem sevillayı iyi ögrenmiş.burda bizi herkül meydanına ordan plaza de espana ya götürdü.tabiki fantastik bir kent olan sevillada yol bpoyunca bir cok tarihi eser gördük.elimizden geldigince kendimizi bu eserlerin yanında ölümsüzleştidik.bu gezi sırasında avrupadaki en büyük katedrali de dışarıdan görme fırsatı bulduk.sevillada belediye işlerini idare eden yeride gördük.burda gercekten insalar tarihe cok önem veriyorlar.tarihi eserlere cok sahip cıkmıslar.insan bunları görünce bide kendi ülkemizde ki eserler gözümüzün önüne gelince gercekten bizle onlar arasındakafarkı anlayabiliyoruz.bizim ordaki eserlerin halini anlatmaya gerek yok.zaten cogumuz biliyoruz.birde burdaki eserlerin fotograflarına yer verdim.birde onlara bir bakın ne demek istedigimi daha iyi anlayacaksınız.burda gezimiz tüm hızıyla sürüyordu.toplu taşıma araçlarını kullanmadık.yürüyerek gezmeyi tercih ettik.cünkü her adımda farklı bir haz alıyorduk.cok gizemli duruyordu sevilla.cünkü tarihi dokusunu altında neler yattıgını tam olarak bilmiyorduk.ispanyanın en büyük 3.kentiydi sevilla.burası endülüslerin baskentiydi.e haliyle böyle olunca farklı yönlerininde agır basması lazımdı ki sevillada bu fazlasıyla vardı.tabi bu benim kişisel düşüncem.alameda de herculasının farklı hikayesi plaza de espanasının farklı hikayesi
katedralinin farklı hikayesi....hepsinin farklı bir hikayesi vardı.gezimiz sırasında gögsümümüzün kabarmasına diger bir etken ise türkiye fahri konsoloslugunu görmemizdi.burdada bir hatıra fotografı cektirdikten sonra yolumuza devam ettik.burda birde cami görmek istedik.sagolsun muzaffer bizi camiyede götürdü.ufak tefekde olsa olması yeterdi.burdan sonra birde ispanya değince ilk akla gelen ne diye sorarsam sanırım herkes boga der.bizde arenaya gitmeye karar verdik.hemen arenanın yolunu tuttuk.oraya varınca sezonun kapandıgını ögrendik.sezon kapandıgı için orda tadilat calışmaları vardı.bu yüzden bizi içeri almadılar sadece dışarıdan fotograf cekmekle yetindik.burdan sonrada artık yürümeye mecalimiz kalmadıgı için evin yolunu tuttuk.burda arkadaslarla yemek yapmaya koyulduk.yemek yedikten sonra kendi aramızda günün sentezini yaptık.cok gezmiştik:D:Daksam yastıga basımı koydugumda söyle bir sagıma soluma baktım.acaba bu bir rüyamıydı... sabah uyanınca rüya olmadıgını anladım....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder