gezimiz kaldıgı yerden bütün hızıyla devam ediyordu.gezimizin devamında dün ziyaret ettiğimiz yerlerden biri olan marmolesvigo firmasını tekrar ziyarete gittik.bugünkü ziyaretimizde fabrika sahibinin iş yerinde oldugunu ögrendik.kendisiyle görüşme istegimizi ilettik ve kendisi bunu kabul etti.kendisi fabrikada yapacagımız gezide bir sakınca bulunmadıgını ve fotograf cekebilecegimizide belirtti.bizde vakit kaybetmeden bütün enerjimizle işe koyulduk.öncelikle dikkatimizi çeken bir işçi ve onun komutasında olan bir makine gördük.makina cns bir makinaydı.hemen bunun nasıl çalıştıgını izlemek için dikkatle buna odaklandık.aynı zamanda video cekme işinide yapıyorduk.makina başındaki kişinin verdiği komutlarla istenilen işi yerine getiriyordu.makinanın arka kısmına monte edilen kafalar birbirinden farklı işleri rahatlıkla yerine getirmek için dizayn edilmişlerdi.bunlar en zor işi kolaylık yerine getirebiliyorlardı.mesela bugüne kadar denk gelmedigim bir durum olan tek parca mutfak tezgahını yapabiliyorlardı.daha önce mermerden tek parça mutfak tezgahı görmemiştim.işlem bittikten sonra bizde farklı yerlerde yapılan işleri takip etmeye başladık.herkes karınca gibi kendisine verilen işin peşinde koşturuyordu.kimisinin elinde spiral kimisi baş kesmenin başında....işletme sahibi bu gezinin her adımında ev sahibi olmanın gereklerinden biri olan nezaket ve hoşgörüyle bize yardımcı oluyhordu.en ufak bir detayı bile çekinmeden soruyor ve aynı rahatlıkla bize cevabımızı alıyorduk.tabii bunlarıda erdem bey ceviriyordu bize.kendisine türkiyeden doğal taş alıp alamdıklarını sordum.kendiside beyaz mermeri türkiyeden aldıklarını söyledi.peki türkiyede bu taşı temin ederken herhangi bir zorlukla karşılaşıp karşılaşmadıklarını sordugumuzda kendisi aracı şirket oldugu için bugüne kadar hiç bir sorun yaşanmadıgını dile getirdi.peki başka hangi ülkelerden taşı temin ediyorsunuz diye sordum.kendisi bir çok ülke isimlerini sayarak taşları göstermeye başladı.güney afrika taşı italya taşı türkiye taşı yunanistan taşı portekiz taşı vs...daha sonra bize mavi renkte bir lavabo gösterdi.bu lavaboyu yaparken türk ve yunan mermerini kullandıgını ve bu mermerlerin ispanya mermerinin aksine boyayı içine emdigini belirtti.bu sayede bu taşların daha farklı güzelliklerine büründüğüne şahit olduk.ayrıca suanda hangi taşın daha fazla talep edildigini sordugumuzda ispanyolların bu konudaçok kararsız olduklarını zevklerinin çok farklı oldugunu dile getirdi.erdem artık müsade istememiz gerektigini daha gezicek cok uyerimiz oldugunu dile getirdi.bizde kendimizce almamız gerekenleri aldıktan sonra inma hanımın yanına gittik.oda bizi arabayla diger yere götürdü.yeni geldigimiz yeri dün uzaktan bize göstermişti gezimizin bitti anda ise buraya bizi götürsede işletme kapalıydı.bugün acıktı.burasıda mütevazi bir işletmeydi.adamdan müsade istedikten sonra ufak bir sohbetle yaptıgı işlere bakmaya başladık.adam burda kendisinden baskasının çalışmadıgını bunun ona ek bir maliyet getirecegini bu yüzden işçi çalıştırmadıgını belirtti.hatta plaka indirme işini bile sadecekendisinin yaptıgını belirtti. ayrıca burda atıklar konusunda cok hasas olduklarını anlatmaya başlayan daniel bunların dışarı gitmesi halinde cok büyük yaptırımlara ugrayacagını anlattı.işletmenin dahi kapatılabilecegini söyledi.bu yüzden bu konuda da son derece hassas davrandıgını ayrıca bu işlem onun yararına da oldugunu söyledi.suyu sürekli sirküle ederk su parasındanda tasarruf sagladıgını sözlerine ekledi.
30 Aralık 2009 Çarşamba
sevilla ve mermer.
28 Aralık 2009 Pazartesi
sevilla ve mermer
sevillada mermerin çok farklı kullamım alanları var.tıpkı tüm dünyada olduğu gibi.gezimizin başlangıcında mermerin sevilladaki kullanım alanlarını ve mermer vb. taşların işlenişini inceledik.gezimizde bize burdaki konaklamamızı saglayan sayın erdem erdal bey ve eşi inma hanım eşlik etti.ilk etapta ufak çaplı bir atölyeyi ziyaret ettik.burda bizi son derece sıcak karşıladılar.aslında sevillanın neresine gitsek türk oldugumuzu ögrenince herkes cok sıcak yaklasıyor bize.gercekten türkleri cok seven bir halk bunlar.sanki soyu tükenmekte olan bir ırkmışız gibi:D:D:Dburdaki bu sıcaklık gün içerisinde ziyaret ettiğimiz her yerde kendini gösterdi.atölyenin adı marmoles rinconada.işletmenin sahibiyle yaptıgımız ufak söyleşide burda hertürlü dogal taşa verilen sipariş dogrultusunda yön verebildiklerini söyledi.burda bize yardımcı olması için bir çalışanını görevlendirdi.burdaki arkadas bize öncelikle cnc makinasıyla kesimin nasıl yapıldıgını gösterdi.bunlar pek yabancı olmadıgımız makinalar.ülkemizdede aynı makinalar bulunsada bunları birde ispanyolların gözüylegörmek tabiki farklı bir olay.çünkü her yigidin yogurt yiyişi farklıdır.komutları verdikten sonra makina bütün yapması gerekenleri yapıyor.cnc makinlar bilgisayar destekli çalıştıkları için verilen komutların dogrultusunda çalışıyorlar.bir kontrol paneli sayesinde bütün komutlar verilebiliyor. burda firma sahibine sordugumuzda özellikle seçtikleri bir taşın bulunup bulunmadıgını kenidisi bunu sadece siparişe göre belirlediklerini söyledi.ancak suanda almeria taşının daha fazla talet edildiginide sözlerine ekledi. burdan ayrılınca tekrar flasları patlattık.burdada bir anımız kalsın...daha sonra marmolesvigo firmasını ziyaret için yola çıktık.ufak bir araba yolculugundan sonra marmolesvigo firmasındaydık.burdaki ziyaretim için erdem bey firma yetkililerinden izin istedi.ancak burda firma sahibi olamadan bizim burayı gezemeyecegimizi belirttiler.ancak ufak bir kaç fotograf cekmemize müsade ettiler.vakit kaybetmeden burda daha cok mezarlık çalışması yapan ve aynı şekilde farklı eserler yapabilen marmoles herrera ya gittik.işletme sahibi daniel beyle tanıştık.kendisine sordugum zaman bu işi neden yaptıgını kendisi bu işin dedelerinden kaldıgını ve bu işi devam ettirdigi için çok mutlu oldugunu söyledi.peki para içinmi yoksa sevdigi bir meslek oldugu içinmi sordugumuzda kendisi hiç tereddütsüz sevdiği için yaptıgını söyledi.daha sonra showroomunu ziyarete başladıgımızda bize atölyeninde yan tarafta oldugunu bizim orayıda gezebilecegimizi söyledi.biz ilk etapta hemen imlatın yapıldıgı yere gittik.ordada bizim türk oldugumuzu ögrenince hemen sempati ve sıcak kanlılık başladı.çalışanlar işlerinden fazla bize yardımcı olmaya başladılar.bu mükemmel bir duyguydu.türk oldugumuz için bu kadar sevgi duyulması bizi cok mutlu ediyordu.bize apılan işlemleri sırasıyla gösteriyorlardı.hatta bir işçi sırf bizim kıyafetlerimiz tozlanmasın diye yaptıgı işi bıraktı.daha sonra burda kumlama teknigiyle nasıl sert taşların üzerine kabartma yaptıklarını daha sonra bilgisayrdan aldıkları şablonları bir makine vasıtasıyla nasıl taşa işlediklerini sırasıyla bütün işlemleri anlatıyorlardı.aslında bu mütavazi atölyede bu işlemlerin yapılması çok ilginci.sonucta böyle ufak caplı bir atölyede fiyatları 3000 euro ile 150.000 euro arasında değişen eserler imza atıyorlardı.bu eseler daha sonra showroomda görücüye cıkıyor burdanda begenilenler yeni sahipleriyle buluşuyordu.atölyeyi terk ettikten sonra showrooma tekrar döndük.burdaeserlerinson halini görmek istedik.gercektende hepsi birbirinden güzeldi.bütün eseleri burada sergiliyorlardı.daniel burdan bize showroomun karşısında bulunan mezarlıkta bulunan eserlerini göstermek istedi.bizde bu nazik davranışını kötü hava koşullarına ragmen kabul ettik.sevillaya yaklasık 50 yıldır yagmayan yagmur yagıyordu.yagmur altında mezarlıga giriş yaptık.eserlerini sırasıyla bize göstermeye başladı.bu eserler dışarıda kendilerini farklı bir güzellikte gösteriyorlardı.dogal ortamları her nekadar mezarlık bile olsa gercektende harikaydılar.gezimin sonunda daniele sonsuz teşekkürlerimizi sunduktan sonra bugünün programının artık sona erdi.günün sonunda geriye dönüp baktıgımızda sevillanın mermer yabancı olmadıgını fazlasıyla gördük...artık yarınki gezimiz için hazırlıklara başlama zamanıydı....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)