7 Aralık 2009 Pazartesi

organize sanayii






Mehmet hocamıza banka hesaplarımla ilgili bilgileri gönderdikten sonra organize sanayiiye gitmeye karar verdim.İlk işim oraya gitmekti.Sabah uyanır uyanmaz ufak bir proğram yaparak organize sanayii'nin yolunun tuttum.Burda ilk etapta Sn.Celalettin Gürel'le görüşmeye karar verdim.Zaten kendisiyle daha önceki projemden dolayı tanışıyoruk.Gürmas'a gelince kendisi'nin ve Ahmet Gürel'in orda olmadıgını öğrendim.Ancak Celalettin beyin 1 saate kadar gelecegini öğrendim.Bende bu arada boş durmamak için hemen bir başka firmayla görüşmeye karar verdim.Tureks mermerle görüşmeye karar verdim.Ancak kendileriyle görüşme sırasında ordaki yetkililer sorduğum sorulara cevap verecek kişilerin İstanbul'da seminerde olduklarını söylediler.Bu sebepten dolayı burdanda bir sonuç çıkaramadan Alimoğlu mermer'in yolunu tuttum.Biraz zorda olsa en sonunda yerlerini buldum.Artık burda bir sonuca varmam gerektiği yol boyunca aklımı kemirendiki nitekim öylede oldu.Öncelikle burda bana yardımcı olan Serpil hanıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım.Burda Sn.İbrahim ALİMOĞLUNADA göstermiş olduku ilgi ve alakdan dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunarım.İbrahim beyle ufak bir söyleyişiye başladık.Bizim projemizle ilgili olarak başladığımız konuşmamızda kendisi bizim projeyi genel anlamayıla güzel bulduğunu ancak yurt dışına bu amaçla çıkan öğrencilerin geri dönüşünde bu fırsatı daha iyi kullanamamalarından dert yanıyordu.Ayrıca bunun sadece oraya gidip gelmeyle sınırlı kalmaması gerektiğini bundan sonraki süreçte daha aktif olmamamız gerektiğini dile getirdi.Bu şekilde projenin amacına daha fazla ulaşacağını belirtti.Daha sonra global krizin ülkemizde ve Afyonda nasıl bir sarsıntı meydana getirdiğini sorunca gercektende krizin ne ölçüde Afyonu vurduğunu çok çarpıcı bir sözle cevapladı.Krizden sonraki süreçte 2500 mermer işçisinin işten çıkarılmak zorunda kaldığını belirtti.Gercektende 2500 kişi Afyon gibi bir yerde yabana atılmayacak bir rakam ki bence krizin ne büyük zarar verdiğini fazlasıyla anlatmaya yeterdi.Peki bu konuda beklentileriniz ne sorunca kendiside yine düşüncelerini belirtti.Ülkemizdeki enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı'nın yeterli olmadığını ve bunun yanında maden bakanlığı'nın kurulması gerketiğini belirtti.Aslında İbrahim beyle daha uzun bir konuşmamız gecti ançak en çarpıçı noktalarını belirtmem yeterli.İbrahim beye tekrar bu sıcak karşılaması ve bu ziyarti kabul ettiği için tekrar tekrar teşekkürler...burdan tekrar Celalettin Gürel beyle görüşmek üzere Gürmas'ın yolunu tuttum.Celalettin Bey bu sefer yerindeydi.Kendisiyle görüşmem için müsade isteyince kendisi kabul etti.Burda da kendisine projeyle ilgili neler düşündüğünü sorunca kendiside İbrahim Beyin ifade ettiği düşünceleri tekrarladı.Şunu anladım ki gerçektende bu projeden Afyon'lu işadamları'nın geri dönüşle olan beklentileri örtüşmüyor.Daha iyi yerde görmek istediklerini belirtti oda bu projeden dönenleri.Daha sonra kendiside devletin bir an önce bu kriz zamanında kendilerine yeni pazar arayışında daha fazla yardımcı olması gerketiğini dile getirdi ki bencede fazlasıyla dogru bir düşünce.Devletin bir an önce Türkiye'nin Altın'ında mermer olduğuna yada başka bir deyişle doğal taş olduğuna uyanması gerketiğine inanıyorum.Bence bu doğal taş bulunmaz bir nimet ki Celalettin Bey de bu görüşlere katılmıştı.Ayrıca kendisi bu sektörün artık daha fazla profösyönel bir biçimde ele alınması gerektiğinin altını çiziyordu.Avrupada bu işin bir kültür olduğunu belirtirken ülkemizde ise bu düşüncenin hala oluşmadığından yakınıyordu.Ancak ileriki zamanlarda bunun düzeleyeciğini dile getirdi ve ekledi ''O ZAMAN AVRUPALI NERDE OLUR ONU BİLMEM'' bence mükemmel bir sözdü bu.Biz Avrupa'lıların ulaştığı yere ulaşırızda onlar nereye ulaşır bilinmez...Kendisinede bu sıcak karşılamasından ve ayırdığı zamandan dolayı sonsuz teşekkürler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder